Tedavi sürecinde çocukların yaşamı hastalıkla sınırlı değil

Sağlık-Güzellik 07.07.2026 - 14:40, Güncelleme: 07.07.2026 - 14:40
 

Tedavi sürecinde çocukların yaşamı hastalıkla sınırlı değil

Çocukların tedavi sürecinde fiziksel sağlıklarının yanı sıra psikolojik iyi oluşlarının da desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, yaz döneminde çocukların sosyal yaşamla bağlarını koruyabilmelerinin, oyun oynayabilmelerinin ve ilgi alanlarını sürdürebilmelerinin önemini vurguluyor.

Milyonlarca çocuk yaz tatili planları yaparken, kanser tedavisi gören çocuklar için yaz ayları çoğu zaman hastane randevularına, tedavi takvimine ve sağlık durumuna göre şekilleniyor. Ancak çocuklar, tedavi sürecinde de oyun oynamak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek, yeni şeyler keşfetmek ve çocukluklarını yaşamak istiyor. Çocukların tedavi sürecinde fiziksel sağlıklarının yanı sıra psikolojik iyi oluşlarının da desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, yaz döneminde çocukların sosyal yaşamla bağlarını koruyabilmelerinin, oyun oynayabilmelerinin ve ilgi alanlarını sürdürebilmelerinin önemini vurguluyor. Milyonlarca çocuk yaz tatili planları yaparken, kanser tedavisi gören çocuklar için yaz ayları çoğu zaman hastane randevularına, tedavi takvimine ve sağlık durumuna göre şekilleniyor. Tedavi süreci, çocukların günlük yaşamında pek çok değişikliği beraberinde getiriyor. Enfeksiyon riskine karşı alınan önlemler ve değişen enerji düzeyleri nedeniyle sosyal yaşam zaman zaman sınırlanabiliyor. Buna karşın gelişimsel ihtiyaçları değişmiyor. Oyun oynamak, üretmek, arkadaşlarıyla iletişim kurmak, yeni deneyimler yaşamak ve seçim yapabilmek çocukların psikolojik iyi oluşunu destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Çocukların fikirlerinin alınması, aktif yaşamın bir parçaları olmasını sağlıyor Çocukların yaşamını sadece hastalık üzerinden tanımlamanın, onların çocukluk deneyimlerini gölgede bırakabileceğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, psikolojik iyi oluşu destekleyen en önemli unsurlardan birinin çocukların günlük yaşamın içinde söz sahibi olabilecekleri alanlar yaratmak olduğunu belirtiyor. Tedavi sürecinde pek çok karar sağlık gereklilikleri doğrultusunda yetişkinler tarafından alınırken, gün içinde hangi oyunu oynayacağına karar vermesi, okumak istediği kitabı seçmesi ya da katılmak istediği bir etkinlik hakkında fikrinin sorulması gibi küçük görünen tercihler, çocukların kendilerini değerli hissetmelerine ve yaşamın aktif bir parçası olarak görmelerine katkı sağlıyor. Çocuklar, yaz tatilinde sosyal yaşamla bağlarını daha da güçlendirebiliyor Kanser tedavisi gören çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin yaşamlarının hastalıkla tanımlanmaması olduğunu belirten uzmanlar, tedavinin sürecin merkezinde yer aldığını ancak çocukların oyun oynayabilmesi, arkadaşlarıyla bağlarını koruyabilmesi, merak ettiği şeyleri keşfedebilmesi ve günlük yaşam içinde seçim yapabilmesinin de en az bunun kadar önemli olduğunu ifade ediyor. Yaz tatilinin, çocukların kendilerini daha özgür hissedebilecekleri, ilgi alanlarına yönelebilecekleri ve sosyal yaşamla bağlarını güçlendirebilecekleri önemli bir dönem olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çocukların hem tedavi süreçlerine hem çocukluklarına eşlik etmenin önemini vurguluyor. Sağlık durumunun evde vakit geçirmeyi gerektirdiği dönemlerde ise birlikte kitap okumak, fotoğraf günlüğü hazırlamak, resim yapmak, kolaj ya da geri dönüşüm malzemeleriyle yaratıcı çalışmalar üretmek, masa oyunları oynamak gibi etkinlikler çocukların hem kendilerini ifade etmelerine hem de üretmeye ve keşfetmeye devam etmelerine katkı sağlıyor. Yaz dönemi planlamaları, çocuğun sağlık durumuna göre yapılmalı Çocukların ihtiyaçlarının yaşlarına, gelişim dönemlerine ve sağlık durumlarına göre farklılık gösterdiğini belirten uzmanlar, erken çocukluk döneminde oyun ve keşfin, okul çağında öğrenme ve üretmenin, ergenlik döneminde ise arkadaşlık ilişkileri ile bağımsız karar verebilme ihtiyacının öne çıktığını ifade ediyor. Bu nedenle yaz dönemiyle ilgili planlamaların tek tip bir program yerine, çocuğun sağlık durumu, enerji düzeyi ve ilgi alanları gözetilerek yapılmasının psikolojik iyi oluşu destekleyen önemli unsurlardan biri olduğunun altı çiziliyor. “Yaz tatilini anlamlı kılmak için her günü etkinliklerle doldurmak gerekmiyor” Çocukların dinlendiği, oyun oynadığı ve sosyal ilişkilerini güçlendirdiği yaz tatilinde, kanser tedavisi gören çocukların bu süreci sağlık koşullarına göre farklı geçirseler de gelişimsel ihtiyaçlarının değişmediğine dikkat çeken KAÇUV Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları tarafından açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Çocukların ilgi alanlarını sürdürebilmeleri, arkadaşlarıyla iletişim kurabilmeleri, günlük yaşam içinde seçim yapabilmeleri ve oyun oynayabilmeleri psikolojik iyi oluşlarını destekliyor. Tedavi sürecine bütüncül bakmak; çocuğun fiziksel sağlığının yanında duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını da gözetmeyi gerektiriyor. Yaz tatilini anlamlı kılmak için her günü etkinliklerle doldurmak gerekmiyor. Çocukların ilgi alanlarına uygun, kendilerini rahat hissedebilecekleri küçük deneyimler ve sosyal bağlarını koruyabilecekleri ortamlar oluşturmak bile onların iyi oluşunu destekleyen önemli adımlar arasında yer alıyor. Tedavi sürecinde akranlarla bağlarının kopmaması gerekiyor Tedavi sürecinde çocukların akranlarıyla bağlarını koruyabilmelerinin de psikolojik iyi oluş açısından önem taşıyor. Sağlık koşulları elverdiğinde arkadaşlarla geçirilen zaman, kültürel etkinlikler, sanat atölyeleri ve açık hava aktiviteleri çocukların sosyal yaşama katılımını destekliyor. Evden çıkmanın mümkün olmadığı dönemlerde çevrim içi müze gezileri, dijital sanat ve tasarım atölyeleri, yaşa uygun kodlama etkinlikleri, kitap kulüpleri gibi çevrim içi içerikler, çocukların öğrenmeye, keşfetmeye ve arkadaşlarıyla etkileşimlerini sürdürmeye katkı sağlayabiliyor. Bakım verenlere büyük sorumluluk düşüyor Bu süreçte bakım verenlerin de önemli bir rolü bulunuyor. Çocukların her gününü planlı etkinliklerle doldurmak yerine birlikte geçirilen zamanın niteliğine odaklanmak çok daha değerli. Sohbet etmek, oyun oynamak, birlikte kitap okumak ya da çocuğun duygularını paylaşabileceği güvenli bir alan oluşturmak hem çocukların hem de ailelerin süreci daha sağlıklı yönetmesine katkı sunuyor. Her çocuğun, çocukluğunu yaşayabileceği alanlara ihtiyacı bulunuyor Kanser tedavisi gören çocukların yaşam kalitesini artırmak sadece tıbbi tedaviyi sürdürmekle sınırlı değil. Bunun yanında fiziksel, duygusal ve sosyal ihtiyaçların bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Çünkü her çocuğun, sağlık koşulları ne olursa olsun, oyun oynayabileceği, sosyal ilişkilerini sürdürebileceği, ilgi alanlarını keşfedebileceği ve çocukluğunu yaşayabileceği alanlara ihtiyacı bulunuyor. Çocukların fiziksel sağlıklarının yanında psikososyal iyi oluşlarını desteklemeyi de önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda yıl boyunca psikososyal destek çalışmaları, oyun ve sanat etkinlikleri ile eğitimler yürütüyor; tedavi sürecinde eğitimden uzak kalmamaları için kırtasiye desteği sağlıyor ve çocukların oyun, öğrenme ve sosyal yaşama katılım ihtiyaçlarını destekleyen çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Çocukların kendilerini ifade edebilmeleri, akranlarıyla bağlarını sürdürebilmeleri ve çocukluklarını yaşayabilmeleri için geliştirdiğimiz her çalışmayı, tedavi sürecine bütüncül yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”
Çocukların tedavi sürecinde fiziksel sağlıklarının yanı sıra psikolojik iyi oluşlarının da desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, yaz döneminde çocukların sosyal yaşamla bağlarını koruyabilmelerinin, oyun oynayabilmelerinin ve ilgi alanlarını sürdürebilmelerinin önemini vurguluyor.

Milyonlarca çocuk yaz tatili planları yaparken, kanser tedavisi gören çocuklar için yaz ayları çoğu zaman hastane randevularına, tedavi takvimine ve sağlık durumuna göre şekilleniyor. Ancak çocuklar, tedavi sürecinde de oyun oynamak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek, yeni şeyler keşfetmek ve çocukluklarını yaşamak istiyor. Çocukların tedavi sürecinde fiziksel sağlıklarının yanı sıra psikolojik iyi oluşlarının da desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, yaz döneminde çocukların sosyal yaşamla bağlarını koruyabilmelerinin, oyun oynayabilmelerinin ve ilgi alanlarını sürdürebilmelerinin önemini vurguluyor.

Milyonlarca çocuk yaz tatili planları yaparken, kanser tedavisi gören çocuklar için yaz ayları çoğu zaman hastane randevularına, tedavi takvimine ve sağlık durumuna göre şekilleniyor. Tedavi süreci, çocukların günlük yaşamında pek çok değişikliği beraberinde getiriyor. Enfeksiyon riskine karşı alınan önlemler ve değişen enerji düzeyleri nedeniyle sosyal yaşam zaman zaman sınırlanabiliyor. Buna karşın gelişimsel ihtiyaçları değişmiyor. Oyun oynamak, üretmek, arkadaşlarıyla iletişim kurmak, yeni deneyimler yaşamak ve seçim yapabilmek çocukların psikolojik iyi oluşunu destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Çocukların fikirlerinin alınması, aktif yaşamın bir parçaları olmasını sağlıyor

Çocukların yaşamını sadece hastalık üzerinden tanımlamanın, onların çocukluk deneyimlerini gölgede bırakabileceğine dikkat çeken Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları, psikolojik iyi oluşu destekleyen en önemli unsurlardan birinin çocukların günlük yaşamın içinde söz sahibi olabilecekleri alanlar yaratmak olduğunu belirtiyor. Tedavi sürecinde pek çok karar sağlık gereklilikleri doğrultusunda yetişkinler tarafından alınırken, gün içinde hangi oyunu oynayacağına karar vermesi, okumak istediği kitabı seçmesi ya da katılmak istediği bir etkinlik hakkında fikrinin sorulması gibi küçük görünen tercihler, çocukların kendilerini değerli hissetmelerine ve yaşamın aktif bir parçası olarak görmelerine katkı sağlıyor.

Çocuklar, yaz tatilinde sosyal yaşamla bağlarını daha da güçlendirebiliyor

Kanser tedavisi gören çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin yaşamlarının hastalıkla tanımlanmaması olduğunu belirten uzmanlar, tedavinin sürecin merkezinde yer aldığını ancak çocukların oyun oynayabilmesi, arkadaşlarıyla bağlarını koruyabilmesi, merak ettiği şeyleri keşfedebilmesi ve günlük yaşam içinde seçim yapabilmesinin de en az bunun kadar önemli olduğunu ifade ediyor. Yaz tatilinin, çocukların kendilerini daha özgür hissedebilecekleri, ilgi alanlarına yönelebilecekleri ve sosyal yaşamla bağlarını güçlendirebilecekleri önemli bir dönem olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çocukların hem tedavi süreçlerine hem çocukluklarına eşlik etmenin önemini vurguluyor. Sağlık durumunun evde vakit geçirmeyi gerektirdiği dönemlerde ise birlikte kitap okumak, fotoğraf günlüğü hazırlamak, resim yapmak, kolaj ya da geri dönüşüm malzemeleriyle yaratıcı çalışmalar üretmek, masa oyunları oynamak gibi etkinlikler çocukların hem kendilerini ifade etmelerine hem de üretmeye ve keşfetmeye devam etmelerine katkı sağlıyor.

Yaz dönemi planlamaları, çocuğun sağlık durumuna göre yapılmalı

Çocukların ihtiyaçlarının yaşlarına, gelişim dönemlerine ve sağlık durumlarına göre farklılık gösterdiğini belirten uzmanlar, erken çocukluk döneminde oyun ve keşfin, okul çağında öğrenme ve üretmenin, ergenlik döneminde ise arkadaşlık ilişkileri ile bağımsız karar verebilme ihtiyacının öne çıktığını ifade ediyor. Bu nedenle yaz dönemiyle ilgili planlamaların tek tip bir program yerine, çocuğun sağlık durumu, enerji düzeyi ve ilgi alanları gözetilerek yapılmasının psikolojik iyi oluşu destekleyen önemli unsurlardan biri olduğunun altı çiziliyor.

“Yaz tatilini anlamlı kılmak için her günü etkinliklerle doldurmak gerekmiyor”

Çocukların dinlendiği, oyun oynadığı ve sosyal ilişkilerini güçlendirdiği yaz tatilinde, kanser tedavisi gören çocukların bu süreci sağlık koşullarına göre farklı geçirseler de gelişimsel ihtiyaçlarının değişmediğine dikkat çeken KAÇUV Psikoloji ve Sosyal Hizmet Birimi uzmanları tarafından açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Çocukların ilgi alanlarını sürdürebilmeleri, arkadaşlarıyla iletişim kurabilmeleri, günlük yaşam içinde seçim yapabilmeleri ve oyun oynayabilmeleri psikolojik iyi oluşlarını destekliyor. Tedavi sürecine bütüncül bakmak; çocuğun fiziksel sağlığının yanında duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını da gözetmeyi gerektiriyor. Yaz tatilini anlamlı kılmak için her günü etkinliklerle doldurmak gerekmiyor. Çocukların ilgi alanlarına uygun, kendilerini rahat hissedebilecekleri küçük deneyimler ve sosyal bağlarını koruyabilecekleri ortamlar oluşturmak bile onların iyi oluşunu destekleyen önemli adımlar arasında yer alıyor.

Tedavi sürecinde akranlarla bağlarının kopmaması gerekiyor

Tedavi sürecinde çocukların akranlarıyla bağlarını koruyabilmelerinin de psikolojik iyi oluş açısından önem taşıyor. Sağlık koşulları elverdiğinde arkadaşlarla geçirilen zaman, kültürel etkinlikler, sanat atölyeleri ve açık hava aktiviteleri çocukların sosyal yaşama katılımını destekliyor. Evden çıkmanın mümkün olmadığı dönemlerde çevrim içi müze gezileri, dijital sanat ve tasarım atölyeleri, yaşa uygun kodlama etkinlikleri, kitap kulüpleri gibi çevrim içi içerikler, çocukların öğrenmeye, keşfetmeye ve arkadaşlarıyla etkileşimlerini sürdürmeye katkı sağlayabiliyor.

Bakım verenlere büyük sorumluluk düşüyor

Bu süreçte bakım verenlerin de önemli bir rolü bulunuyor. Çocukların her gününü planlı etkinliklerle doldurmak yerine birlikte geçirilen zamanın niteliğine odaklanmak çok daha değerli. Sohbet etmek, oyun oynamak, birlikte kitap okumak ya da çocuğun duygularını paylaşabileceği güvenli bir alan oluşturmak hem çocukların hem de ailelerin süreci daha sağlıklı yönetmesine katkı sunuyor.

Her çocuğun, çocukluğunu yaşayabileceği alanlara ihtiyacı bulunuyor

Kanser tedavisi gören çocukların yaşam kalitesini artırmak sadece tıbbi tedaviyi sürdürmekle sınırlı değil. Bunun yanında fiziksel, duygusal ve sosyal ihtiyaçların bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Çünkü her çocuğun, sağlık koşulları ne olursa olsun, oyun oynayabileceği, sosyal ilişkilerini sürdürebileceği, ilgi alanlarını keşfedebileceği ve çocukluğunu yaşayabileceği alanlara ihtiyacı bulunuyor. Çocukların fiziksel sağlıklarının yanında psikososyal iyi oluşlarını desteklemeyi de önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda yıl boyunca psikososyal destek çalışmaları, oyun ve sanat etkinlikleri ile eğitimler yürütüyor; tedavi sürecinde eğitimden uzak kalmamaları için kırtasiye desteği sağlıyor ve çocukların oyun, öğrenme ve sosyal yaşama katılım ihtiyaçlarını destekleyen çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Çocukların kendilerini ifade edebilmeleri, akranlarıyla bağlarını sürdürebilmeleri ve çocukluklarını yaşayabilmeleri için geliştirdiğimiz her çalışmayı, tedavi sürecine bütüncül yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve isdunyasindakadin.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.