Haber Girişi: 15.12.2020 - 17:04, Güncelleme: 15.12.2020 - 17:04

Almanlar, koronavirüsü Atatürk sayesinde yenecek

 

Almanlar, koronavirüsü Atatürk sayesinde yenecek

Almanya, Atatürk döneminde kurulan Hıfzısıhha Enstitüsü’nün çiçek hastalığına karşı geliştirip ürettiği zayıflatılmış virüs "Modified Virüs Ankara" ile corona virüsü aşısı üretmeye başladı.
Korona virüsüne karşı aşı çalışmalarında birçok şirket yeni tip ve henüz yan etkileri bilinmeyen aşılarla piyasaya çıkarken, bu aşının Atatürk döneminde Türkiye'de üretilen “Türk çiçek aşısı” sistemiyle daha etkili şekilde uygulanabileceği ortaya çıktı. Almanlar, “Modified Virüs Ankara” (MVA) diye bilinen ve 1928'de kurulan Hıfzısıhha Enstitüsü tarafından üretilen “çiçek aşıları”nda kullanılan virüsle, vektör aşı üretmek için hazırlıklarını tamamladı. Türkiye'nin geliştirdiği bu virüsün genetik kodlarının değiştirilerek corona virüsüne karşı koruyabileceği belirlendi. Alman hükümeti, Dessau'da “Ankara virüsü” ile aşı üretmeye başlayan biyoteknoloji firması IDT Biologika'ya 114 milyon Euro yardım gönderdi ve ilk etapta 5 milyon aşı sipariş etti. Alman Sağlık Bakanı Spahn, Ankara virüsü kullanarak corona virüsü aşısı geliştirmeye çabalayan şirketi ziyaret etmişti. Bütün dünya uyguladı ve Sars'a çare Hıfzısıhha Enstitüsü'nün geliştirdiği ve uluslar arası alanda MVA olarak bilinen zayıf virüsle üretilen çiçek aşısı II. Dünya Savaşı'nda, Türkiye'nin üretimiyle bütün dünyada çiçek hastalığına karşı kullanılmıştı. MVA'nın sadece çiçek hastalığında değil, sıtma, SARS (Sars Cov 2- Covid 19) ve AIDS gibi hastalıklardan korumada geliştirilen bir “vektör virüs” özelliğine sahip olduğu açıklandı. Bu aşıyı bulan Hıfsısıhha Enstittüsü, 2011 yılında AKP hükümeti tarafından kapatılmıştı. Klasik sistem, üçüncü şirket Dessau'da bulunan IDT Biologika isimli biyoteknoloji şirketi bu üretimle ilgili onayı aldı ve deneylerinde üçüncü aşamaya geldi. Alman Bilim ve Araştırma Bakanı Anja Karliczek (CDU), 750 milyon Euro’luk yatırımla harekete geçen bu şirketin, corona aşısını geliştiren BioNTech ve Curevac‘tan sonra üçüncü Alman şirketi olacağını duyurdu. Ancak bu şirketin ürettiği aşının diğerlerinden önemli bir farkı var. Hıfzısıhha Enstitüsü'nün geliştirdiği “Modified Virüs Ankara” ile üretilen aşıların bir yan etkisi bulunmuyor ve sonuçları garanti. Oysa BioNTech ile Curevac, henüz etkinliği ve yan etkileri bilinmeyen mRNA aşı sistemini kullanıyor. mRNA aşıları yaklaşık 10 yıl önce kansere karşı kullanılmış ve etkisiz olduğu için terk edilmişti. Hıfzısıhha Enstitüsü’nün geliştirdiği aşının SARS (yani SARS Cov- 2, Covid-19) virüsüne karşı kullanılabileceği, 2006’daki İnfeksiyon Dergisi’nde yer almış. “Ankara virüsüyle çalışıyoruz” Şimdi, Atatürk döneminde kurulan Hıfzısıhha'nın geliştirdiği ve uluslararası alanda da adı “Modified Virüs Ankara” olan aşı sistemini, IDT Biologika ve Alman Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi (DZIF), üretip test etmeye başladı. Testler için üretilen aşı dozları ülkenin her yanına gönderildi ve üçüncü aşamaya geçildi. Almanlar, Türkler'in bulduğu sistemin nasıl işlediğini ise şöyle anlatıyor: “Çeşitli bilim insanları ve Münih'teki Ludwig Maximilian Üniversitesi'ndeki çalışma grubu tarafından 30 yıldan fazla bir süredir aşı olarak kullanılan bu serum, zayıflatılmış bir çiçek virüsü olan ve adı Modifiye Edilmiş Ankara olan virüstür. Şimdi Sars Cov-2'nin başaklarından proteinler bu virüsün genetik bilgileri ile donatıldı. Başak proteini, coronanın anahtarıdır. Virüs orada çoğalıp insan hücrelerine nüfuz ediyor. Bu yeni aşıyla, başak proteinine karşı antikorlar oluşturulacak ve Covid-19'u bloke edecek. Dolayısıyla bir platform teknolojisine sahibiz ve prensip olarak herhangi bir yabancı genetik bilgiyi aşı virüsümüzün kontrolü altına yerleştirebiliriz. Büyük ölçekli üretim ise tüm altyapısı hazır olan bu vektör sistemi ile mümkündür. Vektör sistemli bu aşı için tüm veri tabanları da var”. Alman bakan ziyaret etti, 114 milyon euro verildi BioNTech ve Curevac'tan daha geç piyasaya çıkması beklenen aşı Alman medyasının manşetlerini süslemeye başladı bile. Alman Sağlık Bakanı Jens Spahn'ın IDT Biologika'yı ziyaretine geniş yer verildi ve hükümetin 114 milyonluk destek verdiği aşı çalışması ile ilgili olarak, “IDT Biologika'nın aşısı bir vektör aşı ve tehlikeli olmayan ‘modifiye edilmiş Ankara virüsü’ sistemi ile çalışıyor. Bu virüs gen tekniği ile değiştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. Gen tekniği ile corona virüsü proteinin planını içeren bilgilerle donatılan MVA virüsü, corona virüsü protein üretmeye başlar başlamaz devreye giriyor. Koruyucu hücreleri uyarıyor. Virüse karşı bağışıklık oluşuyor. Geçmişte bu vektör virüs Avrupa, Kanada ve ABD'de başarıyla uygulandı. İlk sonuçlar yakında geliyor. Her şey yolunda giderse 2021'in sonuna kadar onay çıkacak” açıklamasını yapmıştı.   Ali Gülen/Sözcü
Almanya, Atatürk döneminde kurulan Hıfzısıhha Enstitüsü’nün çiçek hastalığına karşı geliştirip ürettiği zayıflatılmış virüs "Modified Virüs Ankara" ile corona virüsü aşısı üretmeye başladı.

Korona virüsüne karşı aşı çalışmalarında birçok şirket yeni tip ve henüz yan etkileri bilinmeyen aşılarla piyasaya çıkarken, bu aşının Atatürk döneminde Türkiye'de üretilen “Türk çiçek aşısı” sistemiyle daha etkili şekilde uygulanabileceği ortaya çıktı. Almanlar, “Modified Virüs Ankara” (MVA) diye bilinen ve 1928'de kurulan Hıfzısıhha Enstitüsü tarafından üretilen “çiçek aşıları”nda kullanılan virüsle, vektör aşı üretmek için hazırlıklarını tamamladı.

Türkiye'nin geliştirdiği bu virüsün genetik kodlarının değiştirilerek corona virüsüne karşı koruyabileceği belirlendi. Alman hükümeti, Dessau'da “Ankara virüsü” ile aşı üretmeye başlayan biyoteknoloji firması IDT Biologika'ya 114 milyon Euro yardım gönderdi ve ilk etapta 5 milyon aşı sipariş etti. Alman Sağlık Bakanı Spahn, Ankara virüsü kullanarak corona virüsü aşısı geliştirmeye çabalayan şirketi ziyaret etmişti.

Bütün dünya uyguladı ve Sars'a çare

Hıfzısıhha Enstitüsü'nün geliştirdiği ve uluslar arası alanda MVA olarak bilinen zayıf virüsle üretilen çiçek aşısı II. Dünya Savaşı'nda, Türkiye'nin üretimiyle bütün dünyada çiçek hastalığına karşı kullanılmıştı. MVA'nın sadece çiçek hastalığında değil, sıtma, SARS (Sars Cov 2- Covid 19) ve AIDS gibi hastalıklardan korumada geliştirilen bir “vektör virüs” özelliğine sahip olduğu açıklandı. Bu aşıyı bulan Hıfsısıhha Enstittüsü, 2011 yılında AKP hükümeti tarafından kapatılmıştı.

Klasik sistem, üçüncü şirket

Dessau'da bulunan IDT Biologika isimli biyoteknoloji şirketi bu üretimle ilgili onayı aldı ve deneylerinde üçüncü aşamaya geldi. Alman Bilim ve Araştırma Bakanı Anja Karliczek (CDU), 750 milyon Euro’luk yatırımla harekete geçen bu şirketin, corona aşısını geliştiren BioNTech ve Curevac‘tan sonra üçüncü Alman şirketi olacağını duyurdu.

Ancak bu şirketin ürettiği aşının diğerlerinden önemli bir farkı var. Hıfzısıhha Enstitüsü'nün geliştirdiği “Modified Virüs Ankara” ile üretilen aşıların bir yan etkisi bulunmuyor ve sonuçları garanti. Oysa BioNTech ile Curevac, henüz etkinliği ve yan etkileri bilinmeyen mRNA aşı sistemini kullanıyor. mRNA aşıları yaklaşık 10 yıl önce kansere karşı kullanılmış ve etkisiz olduğu için terk edilmişti.

Hıfzısıhha Enstitüsü’nün geliştirdiği aşının SARS (yani SARS Cov- 2, Covid-19) virüsüne karşı kullanılabileceği, 2006’daki İnfeksiyon Dergisi’nde yer almış.

“Ankara virüsüyle çalışıyoruz”

Şimdi, Atatürk döneminde kurulan Hıfzısıhha'nın geliştirdiği ve uluslararası alanda da adı “Modified Virüs Ankara” olan aşı sistemini, IDT Biologika ve Alman Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi (DZIF), üretip test etmeye başladı. Testler için üretilen aşı dozları ülkenin her yanına gönderildi ve üçüncü aşamaya geçildi. Almanlar, Türkler'in bulduğu sistemin nasıl işlediğini ise şöyle anlatıyor:

“Çeşitli bilim insanları ve Münih'teki Ludwig Maximilian Üniversitesi'ndeki çalışma grubu tarafından 30 yıldan fazla bir süredir aşı olarak kullanılan bu serum, zayıflatılmış bir çiçek virüsü olan ve adı Modifiye Edilmiş Ankara olan virüstür. Şimdi Sars Cov-2'nin başaklarından proteinler bu virüsün genetik bilgileri ile donatıldı. Başak proteini, coronanın anahtarıdır. Virüs orada çoğalıp insan hücrelerine nüfuz ediyor. Bu yeni aşıyla, başak proteinine karşı antikorlar oluşturulacak ve Covid-19'u bloke edecek. Dolayısıyla bir platform teknolojisine sahibiz ve prensip olarak herhangi bir yabancı genetik bilgiyi aşı virüsümüzün kontrolü altına yerleştirebiliriz. Büyük ölçekli üretim ise tüm altyapısı hazır olan bu vektör sistemi ile mümkündür. Vektör sistemli bu aşı için tüm veri tabanları da var”.

Alman bakan ziyaret etti, 114 milyon euro verildi

BioNTech ve Curevac'tan daha geç piyasaya çıkması beklenen aşı Alman medyasının manşetlerini süslemeye başladı bile. Alman Sağlık Bakanı Jens Spahn'ın IDT Biologika'yı ziyaretine geniş yer verildi ve hükümetin 114 milyonluk destek verdiği aşı çalışması ile ilgili olarak, “IDT Biologika'nın aşısı bir vektör aşı ve tehlikeli olmayan ‘modifiye edilmiş Ankara virüsü’ sistemi ile çalışıyor. Bu virüs gen tekniği ile değiştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. Gen tekniği ile corona virüsü proteinin planını içeren bilgilerle donatılan MVA virüsü, corona virüsü protein üretmeye başlar başlamaz devreye giriyor. Koruyucu hücreleri uyarıyor. Virüse karşı bağışıklık oluşuyor. Geçmişte bu vektör virüs Avrupa, Kanada ve ABD'de başarıyla uygulandı. İlk sonuçlar yakında geliyor. Her şey yolunda giderse 2021'in sonuna kadar onay çıkacak” açıklamasını yapmıştı.

 

Ali Gülen/Sözcü

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve isdunyasindakadin.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.