Sibel Arslan
Köşe Yazarı
Sibel Arslan
 

Gelecek Kaygısı Kadınları Nasıl Değiştiriyor?

Gelecek kaygısı artık yalnızca zihinsel bir endişe değil; kadınların karar alma biçimini, ilişkilerini ve hayata bakışını dönüştüren yeni bir gerçeklik. Değişen kadınlar değil, değişen koşullar ve bu koşullara uyum sağlama zorunluluğu. 2025 yılı itibarıyla gelecek kaygısı, kadınların hayatında kalıcı bir belirleyene dönüşmüş durumda. Bu kaygı artık yalnızca “ileride ne olacak” sorusuyla sınırlı değil; bugün nasıl yaşanacağını, hangi kararların erteleneceğini ve hangi risklerin alınamayacağını doğrudan şekillendiriyor. Kadınlar, belirsizliğin arttığı bir ortamda daha temkinli, daha kontrollü ve çoğu zaman daha yalnız kararlar almak zorunda kalıyor. 2024’te gelecek kaygısı ağırlıklı olarak ekonomik dalgalanmalara bağlı geçici bir tedirginlik olarak algılanıyordu. Ancak 2025’te bu tedirginlik kalıcılaştı. Enflasyonun yarattığı gelir erozyonu, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşması ve sosyal destek mekanizmalarına duyulan güvenin azalması, kadınları sürekli olarak “ya olmazsa” ihtimali üzerinden düşünmeye itiyor. Bu durum, hayatın doğal akışında yer alan spontane kararların yerini hesaplı ve temkinli adımlara bırakmasına neden oluyor. Gelecek kaygısının kadınlar üzerindeki en belirgin etkilerinden biri, risk algısının değişmesidir. Kadınlar artık yalnızca kendi geleceklerinden değil; çocuklarının, ailelerinin ve bakım sorumluluğunu üstlendikleri kişilerin geleceğinden de kendilerini sorumlu hissediyor. Bu çok katmanlı sorumluluk hali, kadınları daha fazla kontrol etmeye ve belirsizlikten kaçınmaya yöneltiyor. Ancak bu sürekli kontrol ihtiyacı, zamanla esnekliği azaltıyor ve yaşam alanını daraltıyor. Bu dönüşüm, kadınların kariyer tercihlerini de doğrudan etkiliyor. 2025’te birçok kadın için mesleki tatmin geri planda kalırken, gelir sürekliliği ve güvenlik ön plana çıkıyor. Sevilen işten ziyade sürdürülebilir olan tercih ediliyor. Bu durum, kadınların hayallerinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor; aksine değişen koşullarda ayakta kalma refleksinin güçlendiğini gösteriyor. Ancak uzun vadede bu tercihlerin kadınların potansiyellerini sınırlama riski taşıdığı da göz ardı edilemez. Gelecek kaygısı, kadınların sosyal ilişkilerini ve duygusal dünyasını da dönüştürüyor. Belirsizlik arttıkça kadınlar, kendilerini güvende hissetmedikleri ilişkilerden geri çekiliyor, duygusal enerjilerini daha kontrollü kullanıyor. 2025’in kadın profili, daha seçici, daha mesafeli ve daha az açıklayıcı bir iletişim diliyle şekilleniyor. Bu durum çoğu zaman dışarıdan soğukkanlılık olarak algılansa da, gerçekte bir korunma mekanizmasıdır. Aynı kaygı, kadınların kendileriyle kurduğu ilişkiyi de değiştiriyor. Birçok kadın artık “iyi hissetmek” yerine “hazırlıklı olmak” hedefiyle hareket ediyor. Anı yaşamak, yerini plan yapmaya; rahatlamak ise yerini tedbir almaya bırakıyor. Kısa vadede bu yaklaşım güven hissi yaratsa da, uzun vadede sürekli tetikte olma hali zihinsel yorgunluğu artırıyor. Bu noktada önemli bir ayrımı netleştirmek gerekir. Kadınların yaşadığı gelecek kaygısı, kişisel bir zayıflık ya da kararsızlık değil; sistemsel belirsizliğin doğal sonucudur. Sosyal güvenlikten istihdama, gelir sürekliliğinden bakım yüküne kadar pek çok alanda netlik sunulmaması, kadınları kendi güvenlik ağlarını bireysel olarak kurmaya zorluyor. Bu durum kadınları daha dayanıklı kılarken, aynı zamanda daha yalnız bırakıyor. Sonuç olarak gelecek kaygısı kadınları değiştiriyor; ancak bu değişim bir tercihten çok bir uyum sürecini yansıtıyor. Kadınlar belirsizliğin arttığı bir dünyada ayakta kalabilmek için dönüşüyor. Asıl soru, kadınların ne kadar dayanıklı olduğu değil; sistemin kadınlara ne kadar güven sunduğudur. Çünkü sürdürülebilir bir gelecek, yalnızca bireysel çabayla değil, toplumsal ve kurumsal güvenle mümkün olabilir.     Sibel Arslan   Rhea System kurucusu  & İktisatçı
Ekleme Tarihi: 02 Şubat 2026 -Pazartesi

Gelecek Kaygısı Kadınları Nasıl Değiştiriyor?

Gelecek kaygısı artık yalnızca zihinsel bir endişe değil; kadınların karar alma biçimini, ilişkilerini ve hayata bakışını dönüştüren yeni bir gerçeklik.

Değişen kadınlar değil, değişen koşullar ve bu koşullara uyum sağlama zorunluluğu.

2025 yılı itibarıyla gelecek kaygısı, kadınların hayatında kalıcı bir belirleyene dönüşmüş durumda. Bu kaygı artık yalnızca “ileride ne olacak” sorusuyla sınırlı değil; bugün nasıl yaşanacağını, hangi kararların erteleneceğini ve hangi risklerin alınamayacağını doğrudan şekillendiriyor. Kadınlar, belirsizliğin arttığı bir ortamda daha temkinli, daha kontrollü ve çoğu zaman daha yalnız kararlar almak zorunda kalıyor.

2024’te gelecek kaygısı ağırlıklı olarak ekonomik dalgalanmalara bağlı geçici bir tedirginlik olarak algılanıyordu. Ancak 2025’te bu tedirginlik kalıcılaştı. Enflasyonun yarattığı gelir erozyonu, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşması ve sosyal destek mekanizmalarına duyulan güvenin azalması, kadınları sürekli olarak “ya olmazsa” ihtimali üzerinden düşünmeye itiyor. Bu durum, hayatın doğal akışında yer alan spontane kararların yerini hesaplı ve temkinli adımlara bırakmasına neden oluyor.

Gelecek kaygısının kadınlar üzerindeki en belirgin etkilerinden biri, risk algısının değişmesidir. Kadınlar artık yalnızca kendi geleceklerinden değil; çocuklarının, ailelerinin ve bakım sorumluluğunu üstlendikleri kişilerin geleceğinden de kendilerini sorumlu hissediyor. Bu çok katmanlı sorumluluk hali, kadınları daha fazla kontrol etmeye ve belirsizlikten kaçınmaya yöneltiyor. Ancak bu sürekli kontrol ihtiyacı, zamanla esnekliği azaltıyor ve yaşam alanını daraltıyor.

Bu dönüşüm, kadınların kariyer tercihlerini de doğrudan etkiliyor. 2025’te birçok kadın için mesleki tatmin geri planda kalırken, gelir sürekliliği ve güvenlik ön plana çıkıyor. Sevilen işten ziyade sürdürülebilir olan tercih ediliyor. Bu durum, kadınların hayallerinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor; aksine değişen koşullarda ayakta kalma refleksinin güçlendiğini gösteriyor. Ancak uzun vadede bu tercihlerin kadınların potansiyellerini sınırlama riski taşıdığı da göz ardı edilemez.

Gelecek kaygısı, kadınların sosyal ilişkilerini ve duygusal dünyasını da dönüştürüyor. Belirsizlik arttıkça kadınlar, kendilerini güvende hissetmedikleri ilişkilerden geri çekiliyor, duygusal enerjilerini daha kontrollü kullanıyor. 2025’in kadın profili, daha seçici, daha mesafeli ve daha az açıklayıcı bir iletişim diliyle şekilleniyor. Bu durum çoğu zaman dışarıdan soğukkanlılık olarak algılansa da, gerçekte bir korunma mekanizmasıdır.

Aynı kaygı, kadınların kendileriyle kurduğu ilişkiyi de değiştiriyor. Birçok kadın artık “iyi hissetmek” yerine “hazırlıklı olmak” hedefiyle hareket ediyor. Anı yaşamak, yerini plan yapmaya; rahatlamak ise yerini tedbir almaya bırakıyor. Kısa vadede bu yaklaşım güven hissi yaratsa da, uzun vadede sürekli tetikte olma hali zihinsel yorgunluğu artırıyor.

Bu noktada önemli bir ayrımı netleştirmek gerekir. Kadınların yaşadığı gelecek kaygısı, kişisel bir zayıflık ya da kararsızlık değil; sistemsel belirsizliğin doğal sonucudur. Sosyal güvenlikten istihdama, gelir sürekliliğinden bakım yüküne kadar pek çok alanda netlik sunulmaması, kadınları kendi güvenlik ağlarını bireysel olarak kurmaya zorluyor. Bu durum kadınları daha dayanıklı kılarken, aynı zamanda daha yalnız bırakıyor.

Sonuç olarak gelecek kaygısı kadınları değiştiriyor; ancak bu değişim bir tercihten çok bir uyum sürecini yansıtıyor. Kadınlar belirsizliğin arttığı bir dünyada ayakta kalabilmek için dönüşüyor. Asıl soru, kadınların ne kadar dayanıklı olduğu değil; sistemin kadınlara ne kadar güven sunduğudur. Çünkü sürdürülebilir bir gelecek, yalnızca bireysel çabayla değil, toplumsal ve kurumsal güvenle mümkün olabilir.

 

  Sibel Arslan

  Rhea System kurucusu  & İktisatçı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve isdunyasindakadin.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.