Haber Girişi: 12.12.2020 - 12:14, Güncelleme: 12.12.2020 - 12:19

Merkez Bankası'nın rezervi yerine koyması 5 yıl sürer

 

Merkez Bankası'nın rezervi yerine koyması 5 yıl sürer

Uzmanlar, Türkiye’nin üretimde devrim yapması durumunda bile Merkez Bankası’nın 133 milyar dolarlık rezerv kaybının yerine konmasının en az 5 yıl alacağını dile getiriyor.
Merkez Bankası'nın (MB) döviz yükümlülükleri ve swap ile alınan ödünçler düşüldüğünde eksi 48 milyar dolara gerileyen rezervleri yeni ekonomi yönetiminin önünde duran en büyük sorunlardan biri olarak görülüyor. Yerli ve yabancı kurumlar uzun süredir MB'nin rezervlerinin dış borçları ve cari açığı fonlayacak kapasitesinin kalmadığı yönünde uyarıyor. Ekonomistler, 2019 başından bu yılın ekim sonuna kadar geçen 22 aylık dönemde, büyük kısmı kuru düşük tutmak için harcandığı tahmin edilen rezerv miktarını 133.2 milyar dolar olarak hesaplıyor. Buna rağmen kur düşmediği gibi faizlerin de yükselmesi kaybedilen rezervin ne uğruna heba edildiği sorusunu gündeme getiriyor. Üstelik, 2001 krizinin ardından eksiye düşen ancak ilerleyen 10 yılda yüksek faiz politikası ve küresel para bolluğunun ödülü olarak hızla biriken rezervlerdeki kaybın yerine konması da çok zor gözüküyor. Rezervlerin yeniden nasıl birikeceğini ve bunun ne kadar zaman alacağını konunun uzmanlarıyla konuştuk. Hazine ve bankacılık uzmanı Kerim Rota, kaybedilen rezervlerin yerine konmasını kova ile verip, çay kaşığı ile doldurmaya benzetti ve MB'nin öncelikle son 20 aydaki şeffaflıktan uzak işlemlere bir açıklık getirmesi gerektiğini söyledi. Brüt rezervlerde artışın uzun süre boyunca oldukça istikrarlı ve şeffaf bir hükümet ve ekonomi yönetimi gerektirdiğini ifade eden Rota, bankanın yılda 20-25 milyar dolar civarında ihracatçıdan doğrudan döviz alım avantajı bulunmasına rağmen; eriyen rezervlerin 4-5 yılda bile yerine konmasının çok zor olduğunu savunuyor. Üretim devrimi ile mümkün Uluslararası finans uzmanı Dr. Murat Kubilay'a göre ise radikal değişimler olmadığı sürece rezervlerde aynı toparlanma mümkün değil. Kubilay, bu radikal değişimleri ise şöyle tanımlıyor: “İlk olarak yüksek faiz verilirken aynı zamanda yeni bir büyüme hikayesinin yaratılıp buna dış yatırımcıların ikna edilmesi, ikinci olarak da üretim devrimi yapılarak kur seviyesinden bağımsız sürekli cari fazla verilebilmesi şart.” Kubilay, sanayi ile hizmet sektörleri cari fazla vermeye başlasa dahi heba edilen 10 yıllık rezervlerin en az 5 yılda yerine konabileceğini söylüyor.  ‘Döviz alım ihaleleri brüt rezervi artırmaz' Merkez Bankası'nın (MB) rezervleri artırmak için döviz alım ihalelerine başlayabileceği de belirtiliyor. Kerim Rota'ya göre, MB'nin şeffaf döviz alım ihaleleri açabilmesi için yatırımcıların TL tercihi yaptığı bir zaman dilimi gerekiyor. Rota, “MB döviz satın alırken döviz likiditesi azalmış bankalardan da bu swapların azaltılmasını bekleyecek. Dolayısıyla swap sonrası net rezervler artar, brüt rezervler uzun süre artmaz” dedi. Yeniden rezerv yaratmanın dövize ek talep yaratıp kuru yine yukarı iteceğini belirten İktisatçı Murat Kubilay ihale açmak için hem sıcak hem de doğrudan yabancı sermaye girişinin olması gerektiğine dikkat çekti.   Mehtap Özcan Ertürk/Sözcü
Uzmanlar, Türkiye’nin üretimde devrim yapması durumunda bile Merkez Bankası’nın 133 milyar dolarlık rezerv kaybının yerine konmasının en az 5 yıl alacağını dile getiriyor.

Merkez Bankası'nın (MB) döviz yükümlülükleri ve swap ile alınan ödünçler düşüldüğünde eksi 48 milyar dolara gerileyen rezervleri yeni ekonomi yönetiminin önünde duran en büyük sorunlardan biri olarak görülüyor. Yerli ve yabancı kurumlar uzun süredir MB'nin rezervlerinin dış borçları ve cari açığı fonlayacak kapasitesinin kalmadığı yönünde uyarıyor.

Ekonomistler, 2019 başından bu yılın ekim sonuna kadar geçen 22 aylık dönemde, büyük kısmı kuru düşük tutmak için harcandığı tahmin edilen rezerv miktarını 133.2 milyar dolar olarak hesaplıyor.

Buna rağmen kur düşmediği gibi faizlerin de yükselmesi kaybedilen rezervin ne uğruna heba edildiği sorusunu gündeme getiriyor. Üstelik, 2001 krizinin ardından eksiye düşen ancak ilerleyen 10 yılda yüksek faiz politikası ve küresel para bolluğunun ödülü olarak hızla biriken rezervlerdeki kaybın yerine konması da çok zor gözüküyor.

Rezervlerin yeniden nasıl birikeceğini ve bunun ne kadar zaman alacağını konunun uzmanlarıyla konuştuk. Hazine ve bankacılık uzmanı Kerim Rota, kaybedilen rezervlerin yerine konmasını kova ile verip, çay kaşığı ile doldurmaya benzetti ve MB'nin öncelikle son 20 aydaki şeffaflıktan uzak işlemlere bir açıklık getirmesi gerektiğini söyledi. Brüt rezervlerde artışın uzun süre boyunca oldukça istikrarlı ve şeffaf bir hükümet ve ekonomi yönetimi gerektirdiğini ifade eden Rota, bankanın yılda 20-25 milyar dolar civarında ihracatçıdan doğrudan döviz alım avantajı bulunmasına rağmen; eriyen rezervlerin 4-5 yılda bile yerine konmasının çok zor olduğunu savunuyor.

Üretim devrimi ile mümkün

Uluslararası finans uzmanı Dr. Murat Kubilay'a göre ise radikal değişimler olmadığı sürece rezervlerde aynı toparlanma mümkün değil. Kubilay, bu radikal değişimleri ise şöyle tanımlıyor: “İlk olarak yüksek faiz verilirken aynı zamanda yeni bir büyüme hikayesinin yaratılıp buna dış yatırımcıların ikna edilmesi, ikinci olarak da üretim devrimi yapılarak kur seviyesinden bağımsız sürekli cari fazla verilebilmesi şart.” Kubilay, sanayi ile hizmet sektörleri cari fazla vermeye başlasa dahi heba edilen 10 yıllık rezervlerin en az 5 yılda yerine konabileceğini söylüyor.

 ‘Döviz alım ihaleleri brüt rezervi artırmaz'

Merkez Bankası'nın (MB) rezervleri artırmak için döviz alım ihalelerine başlayabileceği de belirtiliyor. Kerim Rota'ya göre, MB'nin şeffaf döviz alım ihaleleri açabilmesi için yatırımcıların TL tercihi yaptığı bir zaman dilimi gerekiyor. Rota, “MB döviz satın alırken döviz likiditesi azalmış bankalardan da bu swapların azaltılmasını bekleyecek. Dolayısıyla swap sonrası net rezervler artar, brüt rezervler uzun süre artmaz” dedi.

Yeniden rezerv yaratmanın dövize ek talep yaratıp kuru yine yukarı iteceğini belirten İktisatçı Murat Kubilay ihale açmak için hem sıcak hem de doğrudan yabancı sermaye girişinin olması gerektiğine dikkat çekti.

 

Mehtap Özcan Ertürk/Sözcü

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve isdunyasindakadin.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.